Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

ANA SAYFA > TARİHÇE

TARİHÇE buranın başlığı ama burada tarih sırası olmadan arada aklıma gelen anılarımı yazıcam....TARİH OLMADAN ÖNCE,genç oyuncular belki yeni tabirle geyik olarak adlandıracaklar ama bizim nesil buralara nasıl geldi belki bir fikirleri olur...

Ankara'da sokağa çıkma yasağının olduğu yıllar,annemiz babamız koymadı bu yasağı bizzat DEVLET KOYDU,sıkı yönetim var SIKIYORSA çık dışarı,gazetelerde her gün DUR ihtarına uymadı .................... diye başlayan, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ya da karşıyaka mezarlığına defnedildi diye biten yazılar,o yıllarda başladı profesyonel tiyatro hayatım,sıkıyönetime rağmen hiç sıkıcı bir iş değildi tiyatro,aşk gibi bir şey,insan aşkından bıkar mı hiç...

o yıllarda AST'ta oynuyorduk cumartesi ve pazar günleri,ANKARA KARAGÖZ ÇOCUK TİYATROSU olarak,AST'ın muhteşem günleri,baskılara göğüs gerdikleri yasaklanan oyunlara rağmen AST'ı ayakta tuttukları günler,kapılarının önünden seyirci kuyruklarının eksik olmadığı günler,oyun bitiminden sonra seyircinin sıkıyönetim saatine kalmamak için koşarak salonları terkettiği günler,YANİ GÜZEL GÜNLER...

Cumartesi ve pazar günleri oynuyoruz sabahları,dolu salona hemde herkesin çocuğum bir tiyatro izlesin diye karda kışta tiyatro için evden çıktığı zamanlar yani,hemen hemen her oyunumuzu birisi izliyor,akşam oyun oynadığı halde ve o gün matine suare oyunu olduğu halde,EROL DEMİRÖZ ve mutlaka tek tek çevirip oyun bittiğinde,ya şurayı çok güzel oynuyorsun,acaba birde şöyle denesen mi,deniyoruz ya o hafta yada diğer hafta o gözler gene sahnede,çıkışta tekrar geliyor baba sesiyle,seninki de çok iyiydi ama böyle olunca daha mı iyi oldu,gene de sen bilirsin diyor...Derin çizgilerin çok yakıştığı yüzüne  bakıyorsun yok abi böylesi daha iyi diyorsun,yorgun gözleri gülüyor,USTA ÇIRAĞA EL UZATMIŞ VE ÇIRAK O ELİ TUTMUŞ...

Sağol EROL USTA elini uzattığın bu adam seni hiç unutmadı..USTAM BENİM...         BİRİSİ EL UZATIYORSA EĞER GÖNÜLDEN,O ELE ÇOK SIKI SARIL GENÇ KARDEŞİM AMA ÇOK SIKIP İÇİNDE SANA UZANAN KALBİ ACITMA...                   İlk profesyonel oyunum MERT EGEMEN'İN yazdığı GÜLLÜ PRENSES adlı çocuk oyunuydu.Provalarına geldim okulda beraber tiyatroya başladığım arkadaşlarım da var,fakat oyunda bana palyaço rolü düştü,çok hareketli olmama rağmen katılaştım provalarda yönetmen gevşe sertsin dedikçe ben sertleşiyordum öyle ki adım atsam sahne kırılacak gibi oluyordu,rol için başkasını alalım dediğinde,ilk hocam MERT EGEMEN telefonla hayır o çocuk tiyatroda olacak diyordu,o zamanlar askerdi İskenderun'da Güney Saha Komutanlığının telefon hatlarını yapıyordu,mecburen oynatılıyordum,bir gün yönetmen,senin yerine sahneye kalas koysam senden iyi oynar,birde teypten ses verirsek alkış bile alır dedi ve bir gün mert askerden geldi,oyunda da bir prens rolü boşaldı,Mert ben soytarıyı oynayim sen Nazik Prensi dedi,kurtulmuştum soytarı rolünden,prensi iyi oynadım,MERT HOCA HERHALDE MAHÇUP ETMEDİM SENİ,VERDİĞİN EMEKLER İÇİN  TEŞEKKÜRLER SAĞOL VAR OL,HEP SAHNEDE OL....                                                                                 Ertesi Sene Gene MERT EGEMEN'in yazdığı AÇIKGÖZ SOYTARI adlı oyunla İskenderuna turneye gittik,Mertin askerlik yaptığı yere yani,sıcaktan kavruluyor İskenderun,Hanomag markalı otobüsümüzle salona giderken Ordu Evinin önünden geçiyorduk ki otobüsümsü şey bir yere takıldı,iki yanından kablolar sarktı yere silahlı askerler çevirdi etrafı,otobüsün üstündeki dekor Güney Saha Komutanlığını Tüm iletişimini sağlayan telefon kablolarını koparmıştı,Otobüs tutuklandı,biz karşıdaki çay bahçesine gönderildik,Mert askerken çektiği kabloları tiyatrosuyla turneye geldiğinde tamir etti,suçsuzduk,aşırı sıcak kabloların sarkmasına neden olmuştu...


Web Hizmetleri : Yeni Cozum
YeniCozum Web tasarım YeniCozum